Türkiye’de üretim yapan Mercedes, BMC, Ford, Isuzu gibi otomotiv devlerine 1978’den beri kamyon ve otobüslerin sert plastik aksamlarını üreten Yıldırım Plastik Makine Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sahibi Muzaffer Yıldırım, şimdi de özel bir plastikten arı kovanları yapmaya başladı.

Şirketin ’inovasyon’ arayışları kapsamında, TÜBİTAK ile birlikte geliştirilen yeni arı kovanları tahta kovanlara göre dahasağlıklı, temiz, uzun ömürlü ve ana arı ölümlerini önlüyor. Ayrıca arıbiti oluşumunu da büyük ölçüde azaltıyor. İlkokul mezunu sanayici Sinop Ayancık doğumlu olan Muzaffer Yıldırım, şöyle başlıyor anlatmaya: “Babam Sinop’ta deniz taşımacılığı yapardı. Sonra İstanbul’a geldik ve çalışmaya başladım. Aslında ben teyzemin yanına İstanbul’da okumak için gelmiştim ama parasız yatılı okul kazamadım ve 13 yaşımda sanat öğrenmek için kalıp yapan bir tornacının yanına çırak oldum. Okula gidemediğim için üzülüyordum, akşam sanat okulunda teknik resim kurslarına katıldım.

Askerden gelince de 1975’te plastik kalıp ustasıolarak kendi işimi kurdum. Plastik mutfak eşyalarının, kapkacağın, bidonların, plastik oyuncakların kalıplarını yapıyorduk. Plastik fabrikalarına atölyelere kalıplar satıyorduk. “Mercedes’le otomotive1978’deotomotiv sektörünün ihtiyacı olan plastik yan ürünlerin kalıplarını dayapmaya başladığını anlatan Muzaffer Yıldırım, “Süleymaniye’den Yenibosna’ya taşındım ve orada otomotiv sanayisine üretim yapmaya başladım. 1978’de Mercedes Unimog’ların bazı sert plastik parçalarının kalıplarını üretmeye başladık. Halen Mercedes’e üretimimiz sürüyor. Ford, Isuzu ile 20 yıldır, Temsa ile 10 yıldır, BMC ile 15 yıldırçalışıyoruz” diyor. Yıldırım, son 10 yıldır belediye otobüslerinin koltuklarını da blok olarak ürettiklerini Beylikdüzü’nde üç üretimtesisinde, 10 bin metrekarelik kapalı alanda 110 kişilik istihdamla otomotiv sanayisinin yanısıra, promosyon ürenleri de ürettiklerinibelirtiyor.Makine de üretiyoruzSokaklardakipark levhalarını, şemsiye bidonlarını, plastik rafları ürettiklerinianlatan Muzaffer Yıldırım şöyle devam ediyor: “Makinemizi kendimiz yaparız.

Bu konuda  Rusya ’damüşterilerimiz, ortaklığımız var. Kriz tecrübemiz olduğu için üretimimiz farklı alanlara yaydık. Eskiden sadece otomotive üretirdik.Şu anda kapasitemizin yüzde 30’u otomotive çalışıyor. İzaydaş’a tıbbiatık bidonu bile üretiyoruz.”Kovan başına bal 50 kiloya çıkacak TÜRKİYE’de kovan başına bal üretiminin dünya standartlarına göre çok düşük olduğunu söyleyen Muzaffer Yıldırım, “Arı soğuğa dayanıklıdır ama nemeküfe ve buza dayanamaz. Bizim kovanda bu sorun olmaktan çıktı. Çünkü havalandırma sistemi çok iyi, temizleme imkanı çok pratik. Şu anda ayda10 bin adet kovan üretim kapasitemiz var. İhracata da başlayacağız. Buiş için 2 milyon TL’lik bir yatırım yaptık. TÜBİTAK’tan proje bedelinin önemli bir kısmını destek olarak aldık.

Yapı Kredi Bankası da projeiçin bizi her açıdan destekledi. Bu kovanlar ülke ekonomisine de önemli katkı sağlayacak. Türkiye’de kovan başına 15-16 kilogram olan balüretimi dünyada 50 kilograma kadar çıkıyor. Bizim kovanlar da bu yüksek üretim rakamını yakalıyor” diyor. Arı kovanı işine bilimsel girdik.

MUZAFFER Yıldırım, plastik ürünler alanındaki tecrübelerinin farklı ürün arayışları da getirdiğini belirterek ’Arıcılık Ekipmanları’ üretimine nasıl girdiklerini de şöyle özetliyor: “Ben arı konusunu bilmezdim. Tahtasandıklardan kovanları görünce ki durumları pek iyi değildi, bu işe plastikle girmeye karar verdim. Türkiye’de ve dünyada kullanılan tüm kovan tiplerini araştırdım. Dededen gelen şeylerin ne olduğunu, bilimsel açıdan nasıl olması gerektiğini öğrendim. Bir kovanın nasıl bir şey olması gerektiğini ortaya çıkardık ve hem TÜBİTAK ile bilimsel hem de bir patent kuruluşu ile patentli üretim planladık. Mevcut kovanlar tahta olduğu için dağda, bayırda, karda, yağmurda çok sayıda faktörden etkileniyor. Tahta kısa sürede çürüyor, çatlıyor, patlıyor ve kovan bozuluyor. Arıları tavanı, duvarı akan, hasta eden evden kurtardık. İlk kez Muğla’da arıcılık konferansında tanıttık. Yabancı hocalar çok ilgilendi. Bulgaristan’da bir fuara katıldık inovasyon ödülü verdiler.”

author-avatar

Bülent AYDIN

2005 yılında kurulan Etkin Patent' in kurucu ortağı olup, 18 yıldır Yurtiçi/Yurtdışı şahıs ve şirketlere marka, patent, tasarım başvuru, tescil ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Ayrıca, marka şehir proje kapsamında patent, web tasarım, emlak, OSGB hizmet alanlarında, kendisi ve sahibi olduğu Etkin Patent nam ve hesabına 2014 yılında 210 adet yeni marka geliştirmiş ve bu markaların tümü kendisine özel web sayfaları ve sosyal medya hesaplarıyla birlikte aktif olarak hizmet vermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir